Rahatsız eden kulak çınlamaları

İç kulaktan gelen sesler ve çınlamalar oldukça önemli bir konudur. İleride işitme kaybına kadar götürebilen bu durumun önüne geçmek için, erken tanı çok önemlidir. Tedavi edilmediği takdirde geri dönüşü olmayan bu rahatsızlık yüzünden son günlerde oldukça muzdarip olan travesti Sanat uzun ikna çabalarım sonucunda doktora gitmeye razı oldu. Kulak uğultusu orta kulaktaki bir probleme bağlı olabilir; orta kulakta sıvı birikimi, kronik enfeksiyonlar ya da geçirilmiş enfeksiyonlar gibi, bu problemlerde maalesef cerrahi tedavi uygulanır. Kullanılan kortizon ilaçları ve ilaçlar sayesinde çınlama ve seslerin önüne geçilebilse de asla tam olarak tedavi edilemeyen kulak uğultuların tekrarlaması mümkündür. Bir de bir hastalık var ki bu seslere neden olan sizlere ondan bahsetmek istiyorum.

Tıbbi adı tinutis olan bu rahatsızlıktan milyonlarca insan muzdariptir. Tinitus kimilerinde  dikkati dağıtan ve kimilerinde de geçici bir süre ile sürekli korkuya dayalı bir stres hastalığı olarak biliniyor. Maalesef bunun iş hayatında ve sosyal hayatta da olumsuz etkileri oluyor. Bu rahatsızlığı çekmemiş olan bir insan bunu kolaylıkla anlayamaz. Tinutis hastaları kulaktan bazen de kafalarından sesler duymaya başlarlar. Tinitus uzmanlar tarafından bir hastalık değil, belirli bir hastalığa yol açan bir belirti olarak adlandırılıyor. Elbette belirli bir zaman sonra tinitus gürültüleri beyinde, düşüncede ve duyularda kendini sürekli hissettiriyor. Buda korku hislerine sebebiyet veriyor. Maalesef meydana gelen bu korkuların asıl sebeplerini bulmak da mümkün değil. Bilinen ve kanıtlanmış bulgu korkuların oluşması, ama gerçek sebeplerini bulmak ise mümkün değil. İlerlemiş tinutis hastaları hastalıklarından dolayı iş hayatında özürlü sınıfına girmektedirler. Tinitusa sebep olan nedenler aşırı gürültülü yerlerde çalışma, yakında gerçekleşen bir patlama ya da psikolojik faktörler olabileceği gibi bedensel faktörlerde olabilir. Örneğin tansiyon hastaları, diyabet yani şeker hastaları, kan dolaşımında bozukluk olanlar, guatr hastaları kolaylıkla tinutis rahatsızlığına yakalanabilirler.

Bu rahatsızlığa maruz kalan insanların sigara, alkol bağımlılıklarından kurtulmaları çok önemlidir. Ayrıca aşırı tuz tüketmek de oldukça zararlıdır. Ülkemizde tinutis derneği bu hastalıkla boğuşan insanlara yardımcı olmak üzere kurulmuş bir dernektir. Arkadaşım travesti Sanat’la benim de bu dernekten yeni haberimiz oldu. Derneğe giderek çalışmaları yakından inceledik ve biz de üye olduk. Aslında bu tür dernekleri hasta olmadan keşfedip, yardımcı olmak gerekiyor fakat nedense biz insanlar başımıza gelmeden sorunları göz ardı ediyoruz. Farkındalık yaratmak için siz de hasta olmadan bu derneklere yardım edebilir insanlığa faydalı işler yapabilirsiniz.

Küçük daireler

İnsanlar yaşam alanlarının geniş ve ferah olmasından hoşlanırlar oysa milyonlarca lira vererek aldığımız bu geniş dairelerin bir çok odasını hiç kullanmayız. Gereksiz yere masraf ettiğimiz bu fazla odalar bize sürekli külfet getirir. Bundan 5-6 yıl önce hayatımıza giren Stüdyo daire kavramı 1+1 daireleri kapsıyordu. Son zamanlarda buna 1+0 daireler de eklendi. Geniş aile kavramının tarih olduğu günümüzde insanlar ya yalnız yaşıyor ya da en fazla bir çocuk sahibi oluyorlar. Yaşam koşturmacası içinde de evlerinde oturacak kadar vakit bulamıyorlar. Yeni inşaat projelerinde sıkça rastladığımız bu daireleri kimler tercih ediyor?

Üniversiteye girecek çocuğu için yakın lokasyonda daire alan ailelerin yanı sıra üniversiteden mezun olup memleketine dönmeden kentte iş tecrübesi yaşamak isteyen kesim yaşamak için stüdyo daireleri tercih ediyor. Güvenlikli sitede stüdyo dairede bir yaşam kadınların da ilk tercihi arasında yer alıyor. Öte yandan yatırım yapmak amacıyla da stüdyo dairelere yönelme var. Ben travesti ceren, ben de yatırım için bir adet studyo daire aldım. Evden çalışma biçiminin yaygınlaşması küçük dairelere talebi artırıyor. Zamana ve mekâna bağlı olmayan çalışma biçimi işi eve taşıdı. Şimdi eve yakın bir adreste, ev rahatlığında ve konforunda küçük ofisler moda. Sadece konaklama veya gündüz kullanımlı iş yaşamını çok çocuklu aile yaşamından ayırıyorlar.

Tercih edeceğiniz dairede öncelikle yeterli miktarda priz olmalı. Gelişen teknoloji her geçen gün priz ihtiyacını arttırıyor. Ayrıca stüdyo dairelerde internet ve telefon hattının bağlı olup olmadığını kontrol etmelisiniz. Bu gibi ayrıntılar sonradan yaptırmak size ek masraflar çıkaracak ve zaman kaybına neden olacaktır. Prizin yetersiz olduğu bu küçük dairelerde oradan oraya kablo çekerek kablo dünyasında yaşamak istemezsiniz.

Alacağınız daireyi kiraya vermeyi düşünüyorsanız mutlaka kira geliri hakkında bilgi edinin ve dairenizi travesti arkadaslara kiraya verseniz asla maddi problem yaşamazsınız :)). Açılır-kapanır mobilyaların modüler olması da çok önemli bir detaydır.Bu evlerde bol bol ayna kullanarak ortamı olduğundan geniş göstermek mümkün olacaktır. Boya rengini seçerken de koyu renkler yerine açık renkler seçilmelidir.

1+0 dairelerde salon ile yatak odasını birbirinden ayıran paneller kullanabilirsiniz. Dünyaca ünlü mobilya mağazalarının bir kısmı bu tip stüdyo daireler için özel mobilyalar üretmektedir. Mobilya almadan önce onların kataloglarını gözden geçirmenizde fayda var. Unutmayın evi ev yapan gösterişi değil içindeki insanların sıcaklığıdır. Mutlu bir hayat dileğiyle hoşcakalın.

Kıskançlığın sonu felaket

Kıskançlık aslında istenmeyen fakat kaçınılması mümkün olmayan bir durumdur. Kıskançlık insanın elindekini kaybetme duygusundan ortaya çıkar. Ayrıca başkalarının sahip olduğu şeylere sahip olma arzusu da kıskançlığı doğurur. Sözlükte yazan tanıma göre ise kıskançlık; “Bir kimse bir üstünlük gösterdiğinde veya sevilen birisinin, başkası ile ilgilendiği kanısına varıldığında takınılan olumsuz tutum” Kıskanç insanlar asla mutlu olamaz derdi istanbul da travesti bir tanıdığım, çünkü içinizde bir parça bile kıskançlık yaşıyorsanız her zaman kendinizi mutsuz edecek sebepler üretirsiniz.

Dünya üzerinde en çok sahnelenen ve en çok izlenen bir oyun olan Othello’da kıskançlık üzerine yazılmış bir eserdir. Shakespeare bu oyunla kıskançlığın insanı nasıl bir çıkmaza soktuğunu çok güzel bir dille anlatmıştır. Oyunun konusuna kısaca değinecek olursak;, oyunun kahramanlarından soylu, akıllı, güçlü ve dürüst kişilikli Othello ile karısı Desdemona birbirlerini büyük bir aşkla sevmektedir. Ancak Othello’nun ilk armağanı olan mendili Desdemona kaybetmiştir. Othello, karısının mendili kaybetmesinden kuşkulanmaya başlar. Mendili ele geçiren İago, Othello’nun Desdemona’ya güvenini sarsacak bir plan kurar ve bunu başarır. İago’nun planı yüzünden, Othello, Desdemona’nın Cassio’yla kendisini aldattığından kuşkulanır. Kıskançlığın ateşiyle yanıp tutuşan Othello, önce Cassio’yu, sonra karısını öldürür. Bu arada her şeyin İago’nun işi olduğu ortaya çıkar. Bunun üzerine Othello kendini öldürür ve İago idama mahkûm olur. Sırf bir şüphe üzerine dünyada en sevdiği insanı öldüren Othello bu acıya dayanamayıp, kendini öldürdüğünde kıskançlığın sonunun bir felaket olduğunu bizlere gösterir.

Kıskançlık duygusu hem kıskananın hem de kıskanılanın dünyasını alt üst etmeye yeter. Ara sıra olan kıskançlıklar bir ilişkiyi canlı tutmak için gerekirken, aşırıya kaçan kıskançlıklar çok zarar verici olabilir. Kıskançlığın olumsuz etkilerini azaltmak için sabır ve çaba gerekir. Kıskanan insan birçok duyguyu aynı anda yaşar, aklından bin türlü düşünce geçer, bir sürü farklı davranış biçimleri sergiler.

Kıskançlıkla başa çıkmakta zorlanıyorsanız kendi kendinizi telkin edin. Kıskançlık belirtileri hissettiğinizde partnerinizin sizi sevdiğini, bağlı olduğunu ve saygı duyduğunu hatırlayın. Sevilmeye layık, hoş bir insan olduğunuzu ve ters giden bir şeylerin olmadığını telkin edin kendinize eğer bu durum işe yaramıyorsa bir psikologdan da yardım alınabilir. Bazen partnerinizi kıskançlık duygusuna sokacak hareketlerde bulunabilirsiniz onun sevmeyeceğini bile akşam yemeğine yabancı birini davet etmek gibi, bu durumda yapmanız gereken bu davranışları tekrar etmekten kaçınmanız olacaktır. Unutmayın Othello sendromu da denilen kıskançlık insanı öldürür de diriltir de, Ankara travestilerinden Billur kıskanç bir arkadaşını için uzman bir psikolaga götürerek bu duygudan arınmasına yardım etti. Sizde kendinize zarar verecek ölçüde kıskançlık duygusu hissediyorsanız acilen önlem alın.

Diziler

Hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olan diziler akşam yorgunluğumuzu attığımız hoş vakit geçirdiğimiz mecralar oldu.

Bazılarımız yerli, bazılarımız ise yabancı dizilerle oyalanırken, ailecek izlediğimiz dizleri bir kenara bırakarak söyleyecek olursam pek çoğu saçma sapan konular içeriyor.

Hiçbir bölümünü kaçırmadan 7 sezon boyunca izlediğim Lost dizisinde son bölümle birlikte dumura uğradım. Kafamda kurduğum sonla uzaktan yakından ilgisi olmayan bir son bölüm yazan senariste içimden küfürler ettim. Sen 7 sene emek ver dizinin hiçbir bölümünü kaçırma sonunda arafta kalmış insanlarla ilgili bir sonla karşılaş, yıkıldığım an o andır.

Yabancı dizilerin pek çoğu dünyada karşımıza çıkmamış canlıları anlatıyor. Örneğin Walking dead dizisinde kıyamet sonrası dünyayı işgal eden zombiler, supernatural dizisinde doğa üstü varlıklar anlatılırken, insanların inanç dünyalarına da karmaşayı hakim kılmaya çalışıyorlar.

En sevilen dizi olarak emmy ödülü alan Breaking Bad ise kötü yola düşmüş bir kimya öğretmeninin başından geçen dram biraz da müstehcen bir şekilde gözler önüne seriliyor.

Yerli dizilere gelecek olursak çok güzel aile dizilerinin yanında, gençlik dizisi adı altında gençlerimizi yanlış yönlendiren, dış görünüm ve paranın çok önemli olduğu anlatılan diziler hiç de azımsanacak tarzda değiller. Özellikle kendi çocuklarıma izletmediğim bu dizilerde ahlak kavramı adeta yerle bir ediliyor. Neyse ki RTÜK diye bir kurum var da bunlardan ileriye gidenlere cezalar yazarak ayar veriyor.

Özellikle ev hanımları ve emeklilerin vazgeçilmezi ise evlendirme programları , gündüz kuşağında yer alan bu programlar evde canımızın sıkılmasını önlemek için reytingi yüksek insanları bulup, ekran karşısına çıkarmakta çok usta olmuşlar.

Bir de belgesel kuşağı var ki ben bilimsel olanlarına bayılıyorum. Dünyada değişen iklimi, yeryüzü şekillerini ve canlıların dünyasını anlatan belgeseller favorim, ancak hayvanların avlanma sahnesinin anlatıldığı bir aslanın geyik yavrusunu yediği sahneleri tasvip etmiyorum. Bence bu tür görüntüler ekranlara yansımamalı, doğanın kanunu olduğu gerçeğini kabul etmeme rağmen bir hayvanın başka bir hayvana saldırmasına bakmayı içim kaldırmıyor.

Nerede kalmıştık ? haa diziler, akşam saatlerimizi ekran karşısında geçirmemiz için yazılmış bin bir türlü senaryo, insanların her yönünün açık seçik olarak ekrana yansıtıldığı beyaz camda bazen kendimizden bir parça buluruz, bazen yakın çevremizin anlatıldığı hissine kapılırız.

Bazı dizilerde ise bizlerin görüp de görmezden geldiği bir dünya anlatılır. Pek çoğumuzun bilmediği gece alemleri, normal bir hayat süren insanların ilgisini çekmeye devam ediyor. Geceleri çalışmak zorunda kalan taksi şoförleri, barmenler, bekçiler, polisler, hayat kadınları ve travestiler beyaz camdan evlerimizin içine kadar girer ve bize bilmediğimiz bir dünyanın kapısını açar.

Hiçbir şey öğretmeyen boş diziler yanında hayattan dersler çıkardığımız öğretici diziler insanlık var olduğu sürece olmaya devam edecek.

SEKSTE TEKDÜZENDEN KURTULUN

Özellikle uzun süren evlilikler çiftleri birbirlerine karşı kardeş konumuna sokmaya başlar. Cinsellikten gittikçe uzaklaşan, günlerin getirdiği dertlerle boğuşan çiftler cinselliği 2. Plana atarkar.

Oysa cinsellik yemek, içmek kadar önemli fiziksel bir ihtiyaçtır. Eşinize ya da beraber yaşadığınız kişiye artık zevk vermediğinizi düşünüyorsunuz şu önerilerimize kulak asın;

Beklenmeyeni yapın, İlişkinizdeki monotonluğu ortadan kaldıracak tek şey şaşırtıcı bir şeyler yapmaktır. Örneğin akşam için eşinizi şık ve seksi bir kıyafetle karşılayın. Ona küçük dokunuşlarla değerli olduğunu hissttirin.

Romantizmi arttırın, Sevgilinizle birlikte güzel bir gece geçirme planları yaparken bazı detayları da sakın ihmal etmeyin. Yakılan birkaç mum, odaya yayılan hoş bir koku ve hafifçe çalan romantik bir müzik romantizmin doruğa ulaşmasında en büyük yardımcılarınız olacak. Böylece partnerinizi baştan çıkarmanız da çok kolaylaşacak. Etkilemeniz gereken bir erkekse mutlaka en sevdiği yemekleri yapmayı unutmayın.

Rahat ama seksi giyinin, Kendinizi seksi hissetmeniz için öncelikle rahat olmanız gerekli. Eğer vücudunuzun herhangi bir bölümüyle ilgili rahatsızlık duyuyorsanız uygun iç çamaşırlarıyla bu kusuru kolaylıkla saklayabilirsiniz. Güven afrodizyak gibidir ve yatak odasında ne kadar iyi görünürseniz o kadar güzel bir gece geçirirsiniz. Eşinizin gözüne hoş göründüğünüzde dünya sıkıntıları bir kenara itilecektir.

Yatakta onun sizin eşiniz bu dünyadaki hayat arkadaşınız olduğunu unutmayın.Eşinizin sizden beklentilerini hatırlayın ve ona göre davranın hayatınızda ki tabuları onun için yıkın. Seks hayatınızda yeni bir adım atmak istiyorsanız eşinizi memnun etmek için zaman harcayın. İlişki sırasında kulağına hoş şeyler fısıldayın. Unutmayın tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır. Güzel ve etkileyici sözlerle eşinizi kendinize bağlayın.

Eşinize nelerden hoşlanıp nelerden hoşlanmadığınızı açıkça söyleyin. İster inanın ister inanmayın ama erkekler sizi neyin harekete geçirdiğini bilmek ister. Hatta buna önem verirler. Eşini memnun edebilen bir erkeğin çok daha fazla zevk aldığını göreceksiniz. Karşılıklı bir ilişkide eşlerin zevk noktalarını keşfetmesi çok önemlidir.

Duygularınızı saklamayın, Kendinizi ve duygularınızı açığa vurmaktan sakın korkmayın ve bu konuda mümkün olduğunca kendinizi özgür hissedin. Nasıl hissettiğinizi dile getirin ve hoşlandığınız şeyleri yapmaktan asla çekinmeyin. Aklınızda ki fantezileri hayata geçirmekten korkmayın unutmayın seks temel bir ihtiyaçtır ve karşılanmadığında açlık ve susuzluk gibi öldürücü olabilir.

Seksten aldığınız keyfi arttırmak istiyorsanız yeni pozisyonlar denemelisiniz. Bu tabii ki alıştığınız ve hoşunuza gidenleri unutmanız anlamına gelmiyor ama denemekten de korkmayın. Böylece rutinden kurtulmuş olacaksınız. Kadının ve erkeğin birbirlerini tatmin etmelerinin aynı zamanda sevap olduğunu unutmadan çocukluktan gelen batıl ve yanlış inanışlardan uzaklaşarak kendinizi eşinize teslim edin. Erkeklerin pek çoğu evinde bulamadığı seks hayatı için dışarıda kendine çareler arar.

İster erkek, ister kadın olun, ya da hepimizin sokaklarda görmeye alışık olduğumuz fakat görmezden geldiğimiz bir travesti olun cinselliğin önemini küçümsemeden fiziksel bir ihtiyaç olduğunu unutmadan davranın. Cinsellik utanılacak bir durum değildir. Cinsel tercihler ise kişinin mutluluğu yakalaması ile ilgilidir. Cinsel tercihlerinizi mutluluğunuz doğrultusunda belirleyin mutlu olmadığınız ir ilişkiyi devam ettirmeye çalışmayın